Bırakmayın, dağınık kalmasın…

Bırakmayın, dağınık kalmasın…

2007 senesiydi. Ticaret lisesinin toplantı salonuna az bir gecikme ile girdiğimde, perdede “bilgi-konum-hız-vites-ivmelenme” yazan konu anlatılıyordu. Yavaşça bir yere oturdum. Kastedilen “Bilgi’nin” motosiklet sürerken bu güne kadar edindiğimiz tecrübeler ve öğrendiklerimiz olmadığını tam anlamıştım ki, “konum” ne? “hız” mı dedi o? diyerek zihnimi toparlamaya çalışırken çat dedi ve slayt geçti. Aklımda kalan ise ‘bu işin aslında bir sistemi varmış’ tan öteye gidemedi. Sizin anlayacağınız sistemle ilk tanışmam oldukça eksik ve karmaşıktı.

SİSTEMİN -kökeni Yunancada “sustema”- birleşik bir bütün, Türkçede düzen, motosikletçede ise sadece sürmek anlamına geldiğini anlamak çok kolay olmadı. Çoğu eğitimde öncelikle sistemin ne olduğu sorulur ve hayatta kalmak için sistemi nasıl uygulamanız gerektiği anlatılır. Doğrudur da. Sistem motosiklet sahibi, sosyal gurme olarak bizi hayatta bırakır. Oysa niyetimiz kısacık hayatımıza uzun kilometreler sığdırmaksa eğer, sadece hayatta kalma çabası çok kısırdır. Kalmak yerine devam etmeyi seçmek ise biraz karmaşık olsa da zevklidir. İşin içine gelişmek, sınırları zorlamak, keşfetmek gibi yeni olgular girer.

Bazen sürerken aklıma o gün gelir. İyi ki dağılmışım derim. Belki de tümüyle ya da bir kısmını anlamış olsaydım bu dağınıklığını toplamayı, tekrar tekrar dağıtıp toplamayı düşünmeyebilirdim.

Düşünmemek demişken aklıma geldi. Niye düşünmeye ve keşfetmeye eskisi kadar ihtiyacımız olmuyor? Nasıl olsa birileri bizim yerimize düşünmüş veya keşfedip Google’da paylaşmıştır. Kolayına kaçtığımızdan olabilir mi? Karşı değilim buna hatta destekliyorum. Yemek yapmak eskisinden daha kolay kim inkar edebilir?

Sorun yoğun akan bilgi trafiği içinde kaybolup gitmekte galiba. Devamlı surette yeni ihtiyaçlar doğurarak asıl ihtiyacımızı unuttuğumuz faydasız bir kısır döngüde patinaj yapıyoruz sanki. Bırakın interneti, üç beş motor bir yere gidildiğinde bile aradaki farklar hep motosiklet üzerinden konuşuluyor. Ve kaçınılmaz son. Sat ve daha iyisini al.

Acaba yapmamız gereken daha iyisini mi almak, yoksa daha iyisini mi becerebilmek?

Çoğumuz için motosikletlerimiz canlı varlıklar. Öyle olmasalar konuşmazdık onlarla.

Ya bir gün dile gelip bize kaç beygir olduğumuzu sorarlarsa? Olacak iş değil diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hurdalıklar, sahibine bu soruyu acımasızca soran motosikletlerle dolu.

Az önce “Sınırları zorlamak” dedim. Yapma evladım düşersin, gibi bir çağrışım yaptı ise yanlış anlamışsınız. Ona şansını zorlamak deniyor. Sınır, nerede olduğu ve sonuçları bilinen bir nokta, şans ise tümüyle muamma. Doğru hazırlık ve sistemle, sınırları zorlamak bizi geliştirmekle kalmayıp aynı zamanda, nerede olduğumuzu, neler yapabileceğimizi, daha da önemlisi eksiklerimizi gösterecektir diye düşünüyorum. Şansınıza da güvenebilirsiniz tümüyle size kalmış.

“Keşfetmek” ise tam anlamıyla Youtube duvarının, arka cephesi. Nasıl olsa birileri motorumuzun yapabileceklerini gösteren bir video çekip Youtube’a koyuyor. Motorunuz bunları yapmıyor mu?  Burada keşfedilmesi gerekeni bulmak çok da zor olmasa gerek. Ben gene de yardımcı olayım. Ekran ayarlarınızdaki ışık butonu çevirerek ekranı tamamen karartın ve iyice yaklaşın. Tam orada göreceksiniz. Bırakın şimdi öyle kalsın ekran. Tabi eğer slaytta yazan beş kelimenin son aşamasındaki ivmelenme ye ve motosikletiniz ile bütün olmak( sustema) ilginizi çekiyorsa. Yada bırakın dağınık kalsın.

Motorunuzun, aklınızla yarışmadığı sürüşler dilerim.

Caner Atagün

©CAriderCoach

 

 

Yorumlar

yorum

No Comments

Yorum Yaz